ALAN KILAVUZLARI TAMAMEN YASAL DANIŞTAY KARARI

Alan kılavuzluğu yönetmeliğinin iptali konusunda TUREB ve İstanbul Rehberler Odasının açtığı dava Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi. Alan kılavuzluğu yasal zemine yargı nezdinde de oturmuş oldu. İlgili  Danıştay Kararı:

 

                             T.C.

DANIŞTAY ONUNCU  DAİRE

 

Esas  No     : 2005/7470

Karar No   : 2008/5626

 

Davacı_______________ : İstanbul Turist Rehberi Esnaf Odaları             

Vekili________________: Av. H. Emre Özcan

Bankalar Cad. Şark Han No:16 K:3    Karaköy/İSTANBUL

Davalı_______________  :Çevre ve Orman Bakanlığı - ANKARA      

 

Davanın Özeti________ :   Gelibolu   Yarımadası   Tarihi   Milli   Parkı   Uzun   Devreli  Gelişme Planı'nın "alan kılavuzluğu" bölümü ile bu plana dayalı olarak, alan kılavuzu yetiştirilmesine yönelik kurs açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzu sertifikası verilmesi işlemlerinin; profesyonel turist rehberlerinin faaliyet alanına müdahale niteliğinde bulunan alan kılavuzluğu uygulamasının 4848 sayılı Yasa ile buna dayanılarak hazırlanan Profesyonel Turist Rehberliği Yönetmeliğine ve 1618 sayılı Yasaya aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti_____ :   Usul  yönünden,  davanın  süre  aşımı   nedeniyle  reddi gerektiği; esas yönünden ise, alan kılavuzluğu uygulamasının profesyonel turist rehberliği faaliyetine müdahale ve engel teşkil etmediği, idarelerinin yasal yetkisinin kullanılması suretiyle getirilen dava konusu düzenleme ve uygulama işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

Danıştay Tetkik Hakimi   : Nihan Didem Çakmak

 

Düşüncesi___________     : Alan kılavuzlarının, profesyonel turist rehberleri eşliğinde gelmeyen ziyaretçilerin, milli park sınırlarına girişlerinden milli park bölgesinden ayrılmalarına kadarki süreçte, gerek milli parkın tanıtılması, gerekse milli parka ve çevresine zarar verilmesinin önlenmesi amacıyla görev yaptığı anlaşılmakta olup; koruma altına alınan yörede yaşayanların kayıplarının mümkün olduğunca bertaraf edilmesi için getirilen ve sadece milli park sınırlarını kapsayan alanda, profesyonel turist rehberlerinin de faaliyetine engel olunmaksızın öngörülen alan kılavuzluğu uygulamasının bu haliyle profesyonel turist rehberlerinin görev alanına müdahalede bulunduğundan söz etme olanağı bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’nın dava konusu edilen "alan kılavuzluğu" bölümünde ve 2873 ve 4533 sayılı Yasalara uygun olarak Çevre ve Orman Bakanlığı kontrolünde alan kılavuzluğu eğitimine yönelik kursların açılması ve sertifika verilmesine ilişkin uygulama işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı______ : Nevzat Özgür

Düşüncesi___________ 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanununun 2.maddesinin (f) bendinde uzun devreli gelişme planının,bu Kanun hükümlerine göre hazırlanan ve Milli Parkın korunması, geliştirilmesi, yönetimi, tanıtılması ile ilgili planlama esaslarını,bu planla öngörülen koruma ve gelişim bölgeleri için hazırlanacak uygulama planlarının yapım esaslarını belirleyen ve Orman Bakanlığınca onanan planı ifade ettiği belirtildiğinden, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının tanıtılması ile ilgili hususların uzun devreli gelişme planında yer alması gerektiği açıktır.

                     Bu itibarla, Tarihi Milli Park Yönetiminin Tarihi Milli Park içinde köy gençlerinin yerel rehberler olarak yetişmelerine yardım etmesinin esas olduğuna ilişkin olarak dava konusu uzun devreli gelişme planında yer alan hükmün, Tarihi Milli Parkın tanıtılmasına ilişkin olarak yapılması  gereken hususları açıklığa kavuşturan bir nitelik taşıması  itibariyle 4534 Sayılı Kanuna aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

                    Öte yandan, köy gençlerinin yerel rehberler olarak yetişmelerine Tarihi Milli Park Yönetiminin yardımcı olmasını öngören plan hükmünün, sözü edilen gençlere bu konuda yardımcı olmanın ötesinde bir içeriğe sahip bulunmaması ve rehberlikle ilgili diğer mevzuat hükümlerinin bertaraf edilmesi sonucunu doğurmaması itibariyle üst hukuk kurallarına aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

                    Başka bir anlatımla, Tarihi Milli Park Yönetiminin bu plan hükmünden hareket ederek, başka idari birimlere bu konuda görev ve yetki veren diğer mevzuat hükümlerini dikkate almadan alan kılavuzu yetiştirmesi ve bu kişileri belgelendirmesinin mümkün olmadığı kuşkusuzdur.

                    Öte yandan, 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 13.maddesinin (m) bendinde rehberlik kursları açmak ve belgesiz rehberliği önlemek Kültür ve Turizm Bakanlığının görevleri arasında sayıldığından ve dava konusu bireysel işlemlerin tesis edildiği tarihte alan kılavuzluğu ile ilgili yasal bir düzenleme bulunmadığından, Çevre ve Orman Bakanlığınca alan kılavuzu yetiştirilmesine yönelik kurs açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzu sertifikası verilmesine ilişkin işlemlerin yasal dayanaktan yoksun olduğu açıktır.

                    Belirtilen nedenlerle dava konusu plana yönelik davanın reddine; bireysel işlemlerin ise iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

 

                    Dava;Gelibolu Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planının "alan kılavuzluğu"  bölümü ile bu plana dayalı olarak, alan kılavuzu yetiştirilmesine yönelik kurs açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzu sertifikası verilmesi işlemlerinin iptali istemiyle açılmıştır.

                    Davalı idarece, dava konusu edilen uygulama işlemi niteliğindeki alan kılavuzluğu kurslarının açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzluğu sertifikası verilmesi yolundaki işlemlerin, davacı tarafından, en geç bu kursların durdurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılan başvuru tarihi olan 21.9.2004 tarihi itibariyle öğrenildiği, buna göre, bakılmakta olan davanın 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 60 gün içinde açılması gerekirken, 2.12.2004 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu ileri sürülmekte ise de; davacının iptalini talep ettiği uygulama işlemlerinin süreklilik arz etmesi, başka bir deyişle, alan kılavuzluğu kurslarına aday kabulünün ve başarılı olanlara sertifika tesliminin devam etmesi nedeniyle, davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmemiştir.

                    2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 3. maddesinde; milli park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanların, Millî Savunma Bakanlığının olumlu görüşü, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak, Çevre ve Orman Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile milli park olarak belirleneceği hükmüne yer verildikten sonra, 4. maddesinde; bu Yasaya göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planının, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanıp, yürürlüğe konulacağı kurala bağlanmış; 16. maddesine, 3.7.2005 tarih, 5400 sayılı Yasayla eklenen 2. ve 3. fıkralarda ise; bu Yasa kapsamına giren alanların kaynak değerlerinin korunarak kullanılmasına imkân sağlamak amacıyla uzun devreli gelişim planlarına uygun olarak yapılan ziyaretçi yönetim plânlarının etkin bir şekilde uygulanması ve korunan alanlara gelen ziyaretçilerin doğru bilgilendirilmesi bakımından ve korunan alan yönetiminden olumsuz etkilenen yöre insanının kayıplarının en aza indirilmesine imkân sağlanmak üzere, korunan alan sınırları dâhilinde ve yakın çevresinde yaşayan yöre insanının alan kılavuzu olarak yetiştirilmeleri konusunda Çevre ve Orman Bakanlığının, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde gerekli çalışmaları yapacağı, eğitime alınacak alan kılavuzu adaylarının seçimi, eğitimleri, eğitim sonunda başarılı olanların görevlendirilmeleri ve çalışmalarına ilişkin esas ve usûllerin Çevre ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.

                   4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu'nun 1. maddesinde, Yasanın amacı, 1915 Çanakkale deniz ve kara muharebelerinin cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının tarihi, kültürel değerleri ile orman ve bitki örtüsünün korunması, geliştirilmesi ve yönetimine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi ile Türk vatan savunmasının ve doğanın güzel bir örneği olarak uluslararası barışa hizmet etmesi için dünya uluslarına tanıtılması olarak belirlenmiş; 2. maddesinin (f) bendinde, uzun devreli gelişme planı, bu Yasa hükümlerine göre hazırlanan ve Milli Parkın korunması, geliştirilmesi, yönetimi, tanıtılması ile ilgili planlama esaslarını, bu planla öngörülen koruma ve gelişim bölgeleri için hazırlanacak uygulama planlarının yapım esaslarını belirleyen ve Bakanlıkça onanan plan olarak tanımlanmıştır.

                     Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca, 26.5.1973 tarih, 7/6477 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla orman rejimine alınan, 2.11.1973 tarihli Orman Bakanlığı onayıyla da tarihi milli park ilan edilen Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının (TMP); korunması, geliştirilmesi, yönetimi, tanıtılması ile ilgili planlama esaslarını, bu planla öngörülen koruma ve gelişim bölgeleri için hazırlanacak uygulama planlarının yapım esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanan "Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı", Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 23.12.2003 tarihli onayı ile kabul edilmiştir.

                     Söz konusu Uzun Devreli Gelişme Planı (UDGP); sadece dar kapsamlı fiziksel (imar) planları içeren bir düzenleme olmayıp, aynı zamanda, tarihi milli parkın yönetiminden sorumlu olan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü ile Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün, yöneleceği hedefler, izleyeceği stratejiler ile uygulayacağı plan, program ve projeleri tanımlayan, aktif planlama için bir çerçeve doküman, geniş çaplı strateji planı niteliği taşımaktadır.

                   Anılan planın, "TMP Bütünü İtibariyle UDGP Esasları" başlıklı 3. bölümünün "Eı Toplum" başlığı altında yer alan "E4-Turizm Faaliyetleri" alt başlığının dava konusu edilen (e) bendinde, "Alan Kılavuzu: TMP yönetiminin rehberlik hizmetlerini sunmak ve TMP içinde sunulan rehberlik hizmetlerini yönlendirmek, koordine etmek ve izlemek ötesinde, köy gençlerinin yerel rehberler olarak yetişmelerine yardımcı olması esastır." ibaresine yer verilmiştir.

4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun, Bakanlığın ana hizmet birimlerinden olan Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 13. maddesinin (m) bendinde, rehberlik kursları açmak, rehber adaylarının seçme sınavlarını yapmak, rehberlerin çalışma usul ve esaslarını düzenlemek, rehberlerin bilgilerinin güncellenmesine yönelik eğitim programlan ve diğer çalışmaları gerçekleştirmek, rehberlikte uzmanlaşmayı sağlamak, denetimler yapmak, belgesiz rehberliği önlemek, rehberlik hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine yönelik gerekli tedbirleri almak veya bu görevlerin meslek kuruluşları, üniversiteler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliğiyle veya Bakanlığın denetim gözetimi altında bunlarca yapılması suretiyle yürütülmesini sağlamak, anılan Genel Müdürlüğün görevleri arasında sayılmıştır.

                     4848 sayılı Yasanın anılan maddesine dayanılarak hazırlanan Profesyonel Turist Rehberliği Yönetmeliğinin 4. maddesinde; profesyonel turist rehberleri, Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun olarak rehberlik mesleğini icra etme yetkisini kazanmış olup, yerli veya yabancı turistlere, turistlerin gezi öncesinde seçmiş oldukları dil ile uyumlu olmak üzere, rehberlik kimlik kartlarında belirtilen dillerde rehberlik eden, onlara tanıttıkları bölgenin kültürel ve doğal mirasını aktaran, gezi programının; tur operatörü veya seyahat acentesinin yazılı belgelerinde tanımlandığı ve tüketiciye satıldığı şekilde yürütülmesini sağlayan ve gezi programını seyahat acentesi adına yöneten kişiler olarak tanımlanmış; 5. maddesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı dışında hiçbir kurum ve kuruluşun, herhangi bir isim altında turist rehberliği kursları açamayacağı ve rehberlik kimlik kartı veremeyeceği kurala bağlanmış; 39. maddesinde ise, seyahat acentelerinin, sadece profesyonel turist rehberliği kimlik kartı olan kişileri turist rehberi olarak çalıştırabileceği belirtilmiştir.

                    Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; alan kılavuzlarının, profesyonel turist rehberleri eşliğinde gelmeyen ziyaretçilerin, milli park sınırlarına girişlerinden, milli park bölgesinden ayrılmalarına kadarki süreçte, gerek milli parkın tanıtılması, gerekse milli parka ve çevresine zarar verilmesinin önlenmesi amacıyla görev yaptığı anlaşılmakta olup; koruma altına alınan yörede yaşayanların kayıplarının mümkün olduğunca bertaraf edilmesi için getirilen ve sadece milli park sınırlarını kapsayan alanda, profesyonel turist rehberlerinin de faaliyetine engel olunmaksızın öngörülen alan kılavuzluğu uygulamasının bu haliyle profesyonel turist rehberlerinin görev alanına müdahalede bulunduğundan söz etme olanağı bulunmamaktadır.

                   Nitekim, dava konusu uzun devreli gelişme planının onaylanmasından sonra, alan kılavuzlarının eğitimine yönelik olarak Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında 19.10.2004 tarihinde imzalanan protokolde de, profesyonel turist rehberi ve alan kılavuzu tanımlarına yukarıda aktarılan amaçlar doğrultusunda yer verildikten sonra, alan kılavuzluğu hizmetinin, profesyonel turist rehberliği hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği ve alan kılavuzluğu hizmeti verilmesinin, o alanda profesyonel turist rehberliği hizmeti verilmesine engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

                      Aynı şekilde, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 16. maddesine 5400 sayılı Yasayla eklenen 2. fıkraya dayanılarak yürürlüğe konulan Alan Kılavuzlarının Seçimi, Eğitimi, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (f) bendinde de; alan kılavuzluğu hizmeti, ziyaretçi yönetiminin sağlanması amacı ile Çevre ve Orman Bakanlığınca düzenlenen kurs sonunda başarılı olarak belge sahibi olan alan kılavuzlarınca korunan alan sınırları dahilinde ziyaretçilere verilen bilgilendirme hizmeti olarak tanımlanmış; 20. maddesinde de, alan kılavuzlarının, korunan alan sınırları dışında görev yapamayacakları ve sorumluluklarının, korunan alan içerisindeki ziyaretçi bilgilendirme ve yönlendirme merkezi ve/veya giriş kontrol ünitesinde başlayıp, belirlenen tur güzergâhlarının tamamlanmasını müteakip, ya giriş noktasından ya da müdürlük tarafından tanımlanan bir başka noktadan çıkış yapmak suretiyle sona ereceği kuralına yer verilmiştir.

                     Bu hukuki duruma göre, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planının dava konusu edilen "alan kılavuzluğu" bölümünde mevzuata ve kamu yararı amacına aykırılık görülmemiştir.

                    Davanın, Uzun Devreli Gelişme Planının dava konusu kısmına dayanılarak, alan kılavuzu yetiştirilmesine yönelik kurs açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzu sertifikası verilmesine ilişkin işlemlere yönelik kısmına gelince;

                     Dosyanın incelenmesinden; yukarıda anılan planda öngörülen alan kılavuzluğunun uygulamasına geçilebilmesi için 29.1.2004 tarihinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Müdürlüğünce yapılan ilanla, Müdürlük koordinatörlüğünde alan kılavuzluğu kursu açılacağı ve kurs sonunda başarılı olanlara 18.3.2004 tarihinde sertifika verileceği duyurulmuş; daha sonra alan kılavuzluğu kurslarının verilmesi Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında 19.10.2004 tarihinde imzalanan protokolle düzenlenmiş; son olarak ise, bu kurslar ve kursların sonunda verilecek sertifikalara ilişkin hususlar, Alan Kılavuzlarının Seçimi, Eğitimi, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte belirlenmiştir.

                     Söz konusu düzenlemelerde, alan kılavuzluğu eğitimine yönelik kursların açılması ve sertifika verilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının yetkisine bırakılmış olup; bu husus, aktarılan düzenlemelerin dayanağı olan 2873 ve 4533 sayılı Yasalara uygun bulunduğundan, başka bir deyişle 4848 sayılı Yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlığına profesyonel turist rehberleri için verilen yetkiye tecavüz edilmesi söz konusu olmadığından, davanın bu kısmına yönelik davacı iddialarında hukuki isabet görülmemiştir.

                   Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine 9.7.2008 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

 

Başkan

Mehmet ÜNLÜÇAY


Üye

Ahmet BAŞPINAR


Üye

N ü ket YOKLAMACIOĞLU


Üye

İbrahim BERBEROĞLU


Üye

Tülin ÖZDEMİR

 


                          T.C.

DANIŞTAY ONUNCU  DAİRE

Esas  No     : 2005/7470

Karar No   : 2008/5626

AZLIK OYU

Dava, Gelibolu Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planının "alan kılavuzluğu" bölümü ile bu plana dayanılarak alan kılavuzu yetiştirilmesine yönelik kurs açılması ve kursu bitirenlere alan kılavuzu sertifikası verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.

Gelibolu Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planının iptali istenilen Alan Kılavuzu bölümünde, "TMP yönetiminin rehberlik hizmetlerini sunmak ve TMP içinde sunulan rehberlik hizmetlerini yönlendirmek, koordine etmek ve izlemek ötesinde, köy gençlerinin yerel rehberler olarak yetişmelerine yardımcı olması esastır" denilmektedir. Bu cümlede alan kılavuzluğunun rehberlik hizmetini içerdiği açık ve net olarak ifade edilmiştir. Oysa turist rehberliği hizmetinin kimler tarafından ve ne şekilde yapılacağı ve konuya ilişkin çok detaylı düzenlemeler 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda ve Profesyonel Turist Rehberleri Yönetmeliğinde açıkça belirtilmiştir.

Turist rehberliğinin, yukarıda belirtilen yasa ve yönetmelik çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açılan kurslara devam eden, yapılan sınavlarda başarılı olan ve Bakanlıkça rehberlik kimlik kartı verilen profesyonel turist rehberleri tarafından yerine getirilen, Türkiye'yi yerli ve yabancı turistlere en iyi şekilde tanıtmayı ve onlara gezileri süresince yardımcı olmayı, doğru bilgileri vermeyi amaç edinen bir meslek olduğu göz önüne alındığında, Türkiye'nin tarihi ve doğal özellikleriyle ünlü her yöresi için, bugün Gelibolu tarihi yarımadası, yarın başka bir yöre için özel rehberler (alan kılavuzluğu adı altında) yetiştirilmesi yolunu açacak bu tür düzenlemeler, her bölgede yerel kılavuzlar yaratılmasına, bu da çok başlılığa ve karmaşaya yol açacaktır. Bu durumun da, ülke turizmine ve tanıtılmasına ciddi zararlar vereceği tartışmasızdır.

Davalı idare, her ne kadar bu sistemin profesyonel turizm rehberliği ile ilgisi olmadığını, alan kılavuzlarının onların görev alanına müdahale edemiyeceklerini belirtmekte ise de, dosya içindeki yazışmalar ve fiilen yaşananlar, konunun bu kadar net çizgiyle ayrılmasının mümkün olamayacağını göstermektedir.

Dosyada mevcut 20.2.2004 tarih ve 29 sayılı yazıda, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi ve milli parkın tanıtımının sağlanmasının amaçlandığı belirtilmişse de, bu işler profesyonel turist rehberlerinin yapacağı işler kapsamındadır. Milli Park alanında yaşayan insanların koruma bilincinin arttırılması, sahanın korunmasına katılımlarının sağlanması yolundaki amaç, alan kılavuzları ile gerçekleştirilmek isteniyorsa, alan kılavuzu tanımının buna göre yeniden yapılması gerekmektedir.

                     Yine davalı idare savunmasındaki, "alan, kılavuzluğu eğitimi alan kişilere genel rehberlik hizmeti yaptırılması düşünülmemektedir." ifadesi, bu hususun idarenin takdirine bırakılan bir durum olduğunu, düşünülmesi halinde yaptırılacağı sonucunu doğurmaktadır ki, bu da kavramların iç içe girdiğini, uygulamada sorunlar yaratacağını göstermektedir. Profesyonel turist rehberlerinin, rehberlik görevlerine dahil olduğu tartışmasız olan saha tanıtımına yönelik alan kılavuzu yetiştirmenin ve görevlendirmenin nasıl bir pratik yararı olabileceği de anlaşılamamıştır.

Tarihi önemi ve özelliği itibariyle değeri tartışılamayacak olan Gelibolu Tarihi Milli Parkı için davalı idarece gerçekten belirtilen türde, yani bilinçlendirme ve koruma alanında bir hizmetin yaptırılması zorunlu görünüyor ise, kavram ve görev alanı karmaşasına yol açmayacak bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Üye

Nüket YOKLAMACIOĞLU

                           T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

Hukuk Müşavirliği  04292

SAYI      : B.18.0.HUM.0.641.02.S.2005/2629

KONU   :2004/2914

E. sayılı dava 5490 9


FORM: 6 ANKARA

29  EYlCL 2005

 

fAC.kii.AC.

 

DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL  MÜDÜRLÜĞÜNE

 

İLGİ:11.03.2005 tarih B. 18.0.HUM.O.OO.OO/İD.2629-1012 sayılı yazımız.

 

                     İzmir Turistik Rehberi Odası tarafından Bakanlığımız aleyhine Ankara 5. İdare Mahkemesinde açılarak neticelenen davaya ait Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2005/691 sayılı kararın örneği ekte gönderilmektedir.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Şerife KUŞÇUOGLU 1.Hukuk Müşaviri

EKLER

-  Karar Örneği   12^ c-, >;.QS

 

                          T.C.

ANKARA 5. İDARE  MAHKEMESİ

ESAS NO     :2004/2914

KARAR NO  : 2005 7691

 

DAVACI______________________ :İzmir Turist Rehberleri Odası

VEKİLİ_________________             :Av. Cafer Özkan Halin Alanyalı İşhanı No:308 Konak/İZMİR

DAVALI______________________ :Çevre ve Orman Bakanlığı -ANKARA

DAVANIN ÖZETİ_______________ :Davalı    idarece    Gelibolu    Yarımadası    Tarihi    Milli Parklında faaliyet göstermek üzere "Alan Kılavuzu" yetiştirilmesine yönelik kurs açılmasına ve kursu bitirenlere "Alan Kılavuzu" belgesi verilmesine ilişkin işlemin; Seyahat Acentaları Yönetmeliğine göre rehberlik belgesi olmayan kişilerin turist rehberliği yapamayacağı, oysa "turist rehberlerinde bunun zorunlu olduğu, bu nedenle alan kılavuzlarının profesyonel turist rehberi sayılamayacağı iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ___________ :4533 sayılı Kanun uyarınca Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkanın tanıtımı yetkisinin Milli Park Müdürlüğüne verildiği, aynı Kanunda tanımlanan ve 23.12.2003'de onaylanan Milli Park Gelişme Planı Çevresinde Alan Kılavuzluğu Kursu açıldığı, işlemlerin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

                      TÜRK MİLLETİ ADINA

                    Karar veren Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü;

Dava, davalı idarece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parklında faaliyet göstermek üzere "Alan Kılavuzu" yetiştirilmesine yönelik kurs açılmasına ve kursu bitirenlere "Alan Kılavuzu" belgesi verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunun Amaç ve kapsam başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı;1915 Çanakkale Deniz ve Kara muharebelerinin cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının tarihi, kültürel değerleri ile orman ve bitki örtüsünün korunması, geliştirilmesi ve yönetimine ilişkin esas ve usullerinin düzenlenmesi ile Türk Vatan Savunmasının ve doğanın güzel bir örneği olarak uluslar arası barışa hizmet etmesi için dünya uluslarına tanıtılmasıdır." hükmüne yer verilmiş, 2. maddesinin (f) bendinde ise; Uzun devreli gelişme planı; bu Kanun hükümlerine göre hazırlanan ve milli parkanı korunması, geliştirilmesi yönetimi, tanıtılması ile ilgili planlama esaslarını, bu planla öngörülen koruma ve gelişim bölgeleri için hazırlanacak uygulama planlarının yapım esaslarını belirleyen ve Bakanlıkça onanan plan olarak tanımlanmıştır.

                    Yasa hükmünde tanımlanan Uzun Devreli gelişme planına yönelik uluslar arası Fikir ve proje yarışması yapılmış, bu bağlamda Milli Parkın Uzun Devreli Gelişme Planı Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanmış ve 23.12.2003 tarihinde de Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanmıştır.

                    Aktarılan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planının (UDGP) 3/B sektör/kanal temalar itibarıyla UDGP bölümünün E-4 bendinin "Alan Kılavuzu" başlıklı (e) alt bendinde; "TMP yönetiminin, rehberlik hizmetleri sunmak ve TMP içinde sunulan rehberlik hizmetlerini yönlendirmek koordine etmek ve izlemek ötesinde, köy gençlerinin yerel rehber olarak yetişmelerine yardımı olması esastır." Kuralına yer verilmiştir.

                    Diğer yandan ve Orman Bakanlığı İle Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan 19.10.2004 tarihli protokolün "Taraflara Yükümlülükleri" Başlıklı 6. maddesinde

"a)Alan/yerel kılavuzluk hizmetine ihtiyaç duyulan alanlar ve eğitim konuları ile eğitim programını belirlemek amacıyla ÇOB ilgili birimleri, AEGM, TÜRSAB, Rehber Odaları üniversiteler ile yerel ve bölgesel sivil toplum kuruluşları ile gerekli koordinasyonu sağlamak,

b) AEGM ile işbirliği içerisinde alan/yerel kılavuzluk hizmetine ihtiyaç duyulan eğitim verilmesi uygun görülen konuların ve eğitim programının duyurusunu

c)Eğitimin hedeflenen düzeyde ve sürede verilebilmesi için gerekli tedbirleri

d)Eğitimi başarıyla tamamlayan alan/yerel kılavuzlara belge vermek"

Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün yükümlülükleri arasında sayılmıştır.

                    Yukarıda yer verilen Kanun ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı hükümleri uyarınca Milli Park alanı içinde faaliyet göstermekle sınırlı uzman kişilerin yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen bu bağlamda proje yerel Turist Rehberliği Yönetmeliğinde belirtilen Turist Rehberi niteliğini taşıması da hedeflenmeyen Alan Kılavuzu yetiştirmek amacıyla Kurs açılması, ve kursu bitirenlere Alan Kılavuzu belgesi verilmesine yönelik işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

                        Açıklanan nedenlerle davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 68 YTL yargılama "giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının istemi halinde davacıya iadesine, 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

BAŞKAN

Hayrettin ÖZDEMİR 26447

ÜYE

Mustafa GENÇ 33805

ÜYE Halit BAŞYURT

38004

 

YARGILAMA GiDERLERi

Başvurma Harcı                                      :  10,10 YTL

Karar Harcı                                             : 10,10YTL

YD Harcı                                                : 16.40YTL

Vekalet Harcı                                          :    1,80 YTL

Posta Gideri       _______________       : 31,60 YTL

TOPLAM                                                68,20 YTL

<F / O 21/07/2005

22/07/2005

 

Döviz

1 $ = 1,84 TL
1 € = 2,34 TL
293700 Ziyaretçi

Sözlük