Duyurular





E-Bülten

KALELER,ANITLARIMIZ,ŞEHİTLİKLERİMİZ,BAZI YABANCI MEZARLIKLAR

Atam;And Olsun, Kurduğun Cumhuriyeti Sonsuza Kadar Koruyacağız
1-   Çimenlik Kalesi
2-   Çamburnu Kalesi (Milli Park Merkezi)
3-   Değirmen Burnu Tabyası
4-   Dur Yolcu yazı
5-   Kilitbahir Kalesi
6 -  Damat İbrahim Paşa Çeşmesi  
7-   Kilitbahir Cahidi Sultan Camii
8-   Namazgah Tabyası
9-   Rumeli Hamidiye Tabyası
10- Rumeli Mecidiye Tabyası
11- Seyit Onbaşı Anıtı ve R.Mecidiye Şehitliği
12- Feyzullah Efendi Mezarı
13- Havuzlar Şehitliği Anıtı
14- Soğanlıdere Eski Şehitlik
15- Soğanlıdere Hastane Şehitliği
16- Şahindere Sargı Yeri ve Teğmen
      Mustafa Efendi Mezarı
17- Son Ok Anıtı
18- Zığındere Sargı Yeri Şehitliği
19- Nuri Yamut Anıtı
20- Yarbay Hasan Bey Anıtı
22- Seddülbahir Harun Çeşmesi
23- Kanlı Çeşme
24- Seddülbahir Kalesi
25- İlk Şehitler Anıtı
26- Ertuğrul Tabya
27- Yahya Çavuş Şehitliği Anıtı
28- Helles Anıtı
29- Gözetleme Tepe Şehitlik Anıtı
30- Kabatepe Tanıtma Merkezi
31- Anzak Koyu ve Tören Alanı
32- Mehmetçiğe Saygı Anıtı.1992
33- Karayörükdere Şehitliği
34- Kanlısırt Kitabesi
35- Kırmızı Sırt Siperleri (Lağım ağzı)
36- Lone Pine
37- Yarbay Hüseyin Avni Şehitliği
38- Çataldere Şehitliği ve Anıtı
39- Bomba Sırtı Yüzbaşı Mehmet Şehitliği
40- Elliyedinci Alay Şehitliği
41- Kesikdere Şehitliği
42- Mehmet Çavuş Anıtı (Cesarettepe)
43- Arıburnu Yarları
44- Mesudiye Topu
45- Düztepe Siperleri
46- Conkbayırı Mehmetçik Parkı Yazıtları
47- Conkbayırı Yeni Zellanda Anıtı ve Mezarlığı
48- Conkbayırı Atatürk Anıtı
49- Conkbayırı Üsteğmen Nazif Çakmak Şehitliği-Anıtı
50- Conkbayırı Atatürk'ün Saatinin Parçalandığı Yer (Şiiri mutlak oku)
51- Conkbayırı Atatürk'ün Savaş Gözetleme Yeri
52- Kemal Yeri Anıtı
53- Kocadere Hastane Şehitliği
54- Bigalı Köyü Atatürk Evi
55- Büyük Anafarta Köyü Özay Gündoğan Müzesi
56- Büyük Anafarta Köyü Yarbay Halit ve Yarbay Ziya Şehitliği
57- Büyük Anafarta Köyü Üsteğmen Halit-Asteğmen Rıza
58- Üsteğmen Hasan Tahsin ve Alay Müftüsü Şehitliği
59- Yusufçuk Tepe Kitabesi
60- Kireçtepe Jandarma Şehitliği,Anıtı ve Kitabesi
 
          1- ÇİMENLİK KALESİ

Cimenlik Kalesi

          Çimenlik Kalesi,Kilitbahir Kalesiyle birlikte boğazın en dar yerine (1253 mt.)1461-1462 yıllarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.Kalelerin inşa işlerini Gazi Yakup Bey yürütmüştür. Muhtemelen kalelerden artan malzeme ile de Lapseki-Çardak’taki Gazi Yakup Bey Külliyesini yaptırmıştır.Sahil tarafına Sultan Abdülaziz tarafından Aziziye Tabyası eklenmiştir.
         (Kal’a-i Sultaniye) Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri plan bakımından alışılmış şehir surları ve iç kale düzenine sahip kalelerden farklıdır.Daha çok belli bir mevkiyi savunmak için tasarlanmış,özel planlara sahip tümüyle askeri amaçlı yapılardır.
         1551 yılında Kanuni Sultan Süleyman (Evliya Çelebi 1551’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından onartıldığını yazmaktadır. Seyehatname İstanbul 1315 ve 303),1570-71 yıllarında da II.Selim tarafından tamir ettirilmiştir
          2- ECEABAT ÇAMBURNU KALESİ

Çamburnu Kalesi ve Milli Park Müdürlüğü

          Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Yönetim Merkezi bu kalenin içinde yer almakta. Kalenin yapımına 1807 tarihinde padişah III.Selim zamanında başlanmış,1820 tarihinde padişah II.Mahmut döneminde bitirilmiştir.19 Şubat 1807 tarihinde donanmasıyla Çanakkale Boğazını geçen İngiliz Amirali Duekworth’ın, on gün boyunca İstanbul’u kuşatıp başarılı olamayınca geri döndüğünde, Çanakkale Boğazından çıkarken iki İngiliz kalyonu Çamburnu Kalesindeki toplarla batırılmıştır. Yüzyıllarca İngiliz donanmasının en çok kin duyduğu kale olmuştur.
         İngilizler I.Dünya Savaşı sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde yapılan Mondros ateş-kes antlaşmasına dayanarak 09 Kasım 1918’de Çanakkale Boğazını işgal etmişlerdir.Bu işgal sırasında 1807 yılının intikamını tek Çamburnu Kalesi’nin Kitabesini söküp götürerek almışlardır.
         * Kadri PERK,Askeri Mecmua, Sayı 55 Çanakkale Savaşları Tarihi I.Kısım.
          3- DEĞİRMEN BURNU TABYASI
Değirmen Burnu Tabyası
          Eceabat-Kilitbahir Köyü arasındadır.1894 yılında bizzat Sultan II.Abdülhamit’in emri ile yaptırılmıştır.Rumeli Mecidiye, Rumeli Hamidiye ve Namazgah Tabyalarıyla birlikte boğazın savunmasını güçlendirmiştir. Yedi adet boneti bulunan tabyada, Alman Krupp marka çakma toplar kullanılmıştır. Halen Deniz Kuvvetlerimiz tarafından kullanılmaktadır.
         4- “DUR YOLCU” YAZISI

Dur Yocu

         
         Çanakkale ile özdeşleşen “Dur Yolcu” yazısı 29 Ekim 1960 tarihinde, yazının sahil tarafındaki Değirmen Burnu Tabyası’ndaki askeri garnizonun komutanı Albay Turan Şekip Pınar tarafından Çanakkaleli Asteğmen Seyran Çebi görevlendirilmiş ve bu yazı Sayın Seyran Çebi tarafından yapılmıştır. Burada Şair Necmettin Halil Onan’ın Çakıl Taşları şiir kitabında yer alan “Bir Yolcuya” şiirinin ilk mısrası yazılıdır.
          5- KİLİTBAHİR KALESİ
Kilitbahir Köyü ve Kalesi
          Boğazın Avrupa yakasına 1462-1463 yıllarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Kalenin inşaasını Gazi Yakup Bey yürütmüştür. Kilitbahir Kalesine 1541-42 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Sarı Kale (Kule) eklenmiştir. 1893-1894 yıllarında onarım görmüştür.
          6- KİLİTBAHİR DAMAT İBRAHİM PAŞA ÇEŞMESİ
Damat İbrahim Paşa Çeşmesi Kilitbahir Köyü
          Padişah III.Ahmed’in damadı Nevşehirli İbrahim Paşa, III.Ahmed’in emirleriyle Kilitbahir Köyünün yüksekçe bir yerine yaptırmıştır. Yeri şimdiki Kilitbahir muhtarlığının önüdür.
          7- KİLİTBAHİR CAHİDİ SULTAN CAMİİ
Ahmet Cahidi Sultan Camii  Kilitbahir Köyü
          Cahidi Cami’nin mimari bir özelliği yoktur. Basit kubbelidir. Akustik bir yapıya sahiptir. Yapılış tarihi kesin belli değildir. Cami’de I.Dünya savaşına kadar ibadet yapılmış, savaş sonrası buraya uğrayan pek olmamıştır. Bu yüzden cami harap hale gelmiştir. Bu bakımsızlık ve ibadete kapalı durumu devam ederken Kilitbahir köyündeki 9.Piyade alay komutanı Albay Mehmet Nuri Tokaç’ın müsaade ve emirleri üzerine,muhabere takım komutanı Teğmen Muzaffer Sağesen; 250 askeri ile 25-30 gün çalışarak cami ve türbeyi temizleyip ibadet ve ziyarete açmıştır. Zamanın teğmeni Muzaffer Bey, albay olduktan sonra emekli olmuş, İzmir-Karşıyaka’ya yerleşmiştir.
         Cahidi Cami ve türbesinin bahçesinde Cahidi’nin eşi Kerime Hatun, Mustafa Paşa’nın kızı Atiyye Hanım, alay katibi Tevfik Efendinin annesi Ayşe Hanım, 16 yaşında veremden ölen Cevat Paşa’nın kızı Bedile Hanım’ın ve başka kişilere ait mezarlar ve bu mezarların mezar taşlarında ise kitabeleri vardır.
          8- NAMAZGAH TABYASI
Namazgah Tabyası (Aziziye Tabyası)
          Çanakkale Boğazı’nın en büyük tabyasıdır. 1861-1876 yıllarında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır.1915 Çanakkale Boğaz Savaşına bu tabyamız, 2 adet 28 cm, 11 adet 24 cm. , 3 adet 21 cm. çapında toplam 16 adet top ile katılmıştır. Bu tabyamızın içinde 14 tane cephanelik boneti bulunmaktadır.
          9- RUMELİ HAMİDİYE TABYASI
Rumeli Hamidiye Tabyası
          Bu tabyamız 1896 yılında Sultan II.Abdülhamit tarafından topçu birliği için inşa ettirilmiş, 1915 Çanakkale Boğaz Savaşına 35 cm. çapında iki adet çakma top ile katılmıştır. 3 tane cephanelik boneti bulunmaktadır.
          10- RUMELİ MECİDİYE TABYASI

Rumeli Mecidiye Tabyası

          1892 Tarihinde II.Abdülhamit devrinde Asaf Paşa tarafından yaptırılmıştır. 8 adet cephanelik boneti bulunmaktadır. Çanakkale Savaşlarına 4 adet 24 cm. ,2 adet 28 cm çapında toplarla katılmıştır.
         18 Mart 1915 Boğaz savaşında 275 kg. mermiyi sırtında taşıyarak, İngilizlerin Ocean zırhlısını vuran Kahraman Seyit Onbaşı bu tabyada 3. topun başında görevliydi.
         11- SEYİT ONBAŞI ŞEHİTLİĞİ VE ANITI

Seyit Onbaşı Heykeli

         Şehitlik ilk kez 1919 yılında tesis edilmiştir.Rumeli Mecidiye tabyası girişinde, 18 Mart 1915 Boğaz Savaşı sırasında şehit olan Ispartalı Ali Çavuş,İvrindili İsmailoğlu Mehmet, Mustafa oğlu Süleyman ve şehit 13 Türk topçusu yatmaktadır. Savaş sırasında yapılan şehitlik,tabyanın dağ tarafındaki selvi ağaçlarının arasına yapılmış. 1962 yılında şehitlerimizin kemikleri şimdiki şehitliğe taşınmıştır.
         12- FEYZULLAH EFENDİ MEZARI  
 

Feyzullah Efendi Mezarı

        Peksimetçibaşı Ahmet Ağa’nn oğludur.Mısır’daki Osmanlı Ordusunun defterdarlığını yaparken,yurda dönünce İrad-ı Cedid defterdarı olmuştur.1807 yılında Çanakkale’deki topların tamiri,kale ve tabyaların düzenlenmesi için padişah III.Selim tarafından görevlendirilmiştir.
         19 Şubat 1807 tarihinde Amiral Duekworth komutasındaki İngiliz donanmasının boğazdan içeriye geçişini engelleyemediği için III.Selim tarafından suçlu bulunup idam edilmiş ve Kilitbahir Kalesinin arkasına defnedilmiştir. 1939 tarihinde şimdiki okulun bahçesinde mezar taşı bulunmuş, mezarı 1962 tarihinde şimdi bulunduğu Rumeli Mecidiye Tabyası girişine taşınmıştır.
          13- HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ VE ANITI

Havuzlar Şehitliği

          Bu şehitliğimiz Kerevizdere’de şehit olan subay ve askerlerimizin anısına,Çanakkale Şehitlerine Yardım Derneği tarafından 1961 yılında yapılmıştır. 6 mt. yüksekliğindedir. Anıtın üzerinde; 2.Tümen Kurmay Başkanı Yzb. Kemal, 126.Alay Yaveri Selanikli Mülazım İsmail,Kırşehirli İbrahimoğlu Hüseyin Çavuş, Nasuh Onbaşı,Kelecikli İbrahimoğlu Hüseyin, Eskişehirli Mehmetoğlu Abdurrahman,İnegöllü Mehmetoğlu Mustafa,Ankaralı Kadiroğlu Sadık,Konyalı Mikailoğlu Şerif Ali, Çankırılı Elvanoğlu İbrahim’in adları yazılıdır.Burası 18 Mart Boğaz Savaşında 4 adet 12 cm. muhasara topunun bulunduğu,savaş sırasında askerin cepheden geri döndüğü ve cepheye sevk edildiği çok önemli bir lojistik merkezidir. Bu mevki seyyar sargı yeri olarak da kullanılmıştır.
          14- SOĞANLIDERE ESKİ ŞEHİTLİĞİ
          Kilitbahir Köyü’nün Soğanlıdere mevkiindedir. 1915 savaşlarında hava bombardımanı sırasında şehit edilen bir onbaşı ve dokuz er anısına inşa edilmiştir.Toplu şehitliktir. 1979 yılında 2.K.ordu Komutanlığınca yaptırılmıştır.
          15- SOĞANLIDERE HASTANE ŞEHİTLİĞİ

Soğanlıdere Şehitliği

          2005 yılında masrafları Zeytinburnu belediyesi tarafından karşılanarak, şehitlerimizin yanıbaşına güzel bir şehitlik yapılmıştır. Şahver Kıraç’ın dizaynını yaptığı bu yeni şehitlikler tepeden bakıldığında ay-yıldız şeklinde görülür. Mezar taşları da asker miğferi şeklinde sembolize edilmiştir. Alanda olduğu belirlenen askerlerimizin tek tek isimleri mermerlere işlenmiştir.Soğanlıdere Şehitliğinde 600 şehidimiz yatmaktadır.
          16- ŞAHİNDERE SARGI YERİ VE TEĞMEN MUSTAFA EFENDİ ŞEHİTLİĞİ

Şahindere Şehitliği

        

Mustafa Efendi

          Bu şehitliğimiz 2005 yılında yaptırılmıştır.18 Eylül 1915’te şehit olan 30. Alaydan, 1886 doğumlu Ali Şadi Oğlu Üsteğmen Mustafa Efendinin demir kafesli kabri şehitliğin batısındadır. İsmi belirlenebilen 1969 şehidimizin ve belirlenemeyen diğer şehitlerimizin anısına yapılmıştır.
           17-SON OK ANITI

Son Ok Anıtı

          Alçıtepe Köyü ile Zığındere Sargı Yeri Şehitliği arasında, köy mezarlığının dışındadır. 1948 yılında devletimiz tarafından Kirte Muharebeleri Şehitleri anısına yaptırılmıştır. 07 Haziran 1915’te kazandığımız III.Kirte Savaşı Zaferini sağlayan 120 mm. Topçu bataryamızın süngü hücumundan bahseder.
         İbrahim Artuç’un 1915 Çanakkale Savaşları kitabında burasının 5.Topçu Alayı 2. Batarya olduğu, İngilizlerin Zığındere’den şiddetli saldırısı üzerine topçu Grup Komutanı Alman Binbaşı Binhold, buradaki batarya komutanı Teğmen Arif’e (Tanyeri) “toplarınızı tahrip ederek geri çekiliniz” emrini vermiştir.Emre uymayan Teğmen Arif,elde kalan son topları ateşler ve ingilizleri ekin biçer gibi biçer. Ardından topçu erler ve çevreden bulduğu toplam 150 askerle buradan Zığındere yönüne süngü hücumu yaptırır. Büyük bir zafer elde ederek Alçıtepe’yi kurtarır. Bu hareket Güney Cephesinin kaderini tayin etmiştir.
          18- ZIĞINDERE SARGI YERİ ŞEHİTLİĞİ

Zığındere Sargı Yeri Şehitliği

          Zığındere içinde bu şehitlikle beraber dört şehitlik vardır. İlk olarak 1943 yılında yapılmış,1992 yılında da şimdiki haline getirilmiştir.Şehitlik içindeki anıt 1945 yılında inşa edilmiştir.
         28 Haziran 1915 gecesi bu açık hava hastanesini gemilerle bombardıman eden İngilizler burada yaralı olarak yatan Yüzbaşı Kemal Bey ile,25 ve 26.Alaya mensup binlerce yaralı askeri şehit etmişler, insanlık suçu işlemişlerdir.
          19- ZIĞINDERE NURİ YAMUT ANITI

Nuri Yamut Anıtı

          Zığındere batısında,Keçi Deresi Silahendaz yamaçlarında, Gelibolu II.Kolordu Komutanı Nuri Yamut Paşa tarafından 1943 yılında yaptırılmıştır. Mimarı Asım Kömürcüoğlu’dur.
         Bu bölgedeki on bin şehidimizin anısına yapılmıştır. Köylülerin ifadelerine göre, harmanda demet taşıma işinde kullanılan kanatlı öküz arabaları ile 80 araba şehit kemiği toplanmış,bu anıtın altına gömülmüştür. Anıtın içindeki mermer kapak,kemiklerin konduğu yerin ağzıdır.
         Not: Nuri Yamut Paşa Çanakkale Savaşları sırasında asteğmen olarak bu bölgede görev yapmıştır.
          20- YARBAY HASAN BEY ANITI

Kaymakam Hasan Bey Şehitliği

          Bu anıt savaşlar sırasında,bu bölgede asteğmen olarak görev yapan,1955 yılında Gelibolu II.Kolordu Komutanı olan Orgeneral Muzaffer Alankuş tarafından Fransız cephesindeki Kerevizdere Şehitleri adına yapılmıştır.
         Son yıllarda askeri kayıtlarda yapılan arşiv araştırmalarında,Osmanlıca metnin yanlış okunmasından kaynaklanan bir hata bulunmuştur.Anıtın üzerinde yazdığı gibi 17.Alay 5.Tümene bağlı değil,Albay Süleyman Şakir Bey’in komutasındaki 6.Tümen’e bağlı olduğu, 17.Alay komutanının Yarbay Hasan Bey değil,Binbaşı Hüseyin Bey olduğu,11 Temmuz değil 12 Temmuz 1915’te şehit olduğunu 6.Tümen Ceridesinden ve Süleyman Şakir Bey’in anılarından anlıyoruz.
                                     ŞEHİTLER ABİDESİ)
 

Şehitler Abidesi

 
          Seddülbahir bölgesinde Morto Koyu’nun doğu ucundaki denizden yüksekliği 45 metre olan Hisarlık Tepe üzerinde yapılmıştır. Çanakkale Şehitleri Abidesi antik Eleaus'un kalıntıları üzerinde yapılmıştır.
         41.70 m. yüksekliğindedir. Bu abidenin yapımına Çanakkale savaşları’ndan tam 39 yıl sonra başlanabilmiştir. 1944 yılında M.S. Bakanlığının açtığı proje yarışmasını Mimar Doğan Erginbaş’ın projesi kazanmıştır.
         İstanbul’da 1952 yılında toplanan Şehitlikleri İmar Cemiyeti anıtın yapılmasına karar vererek bağış kampanyası açmıştır.Türk ulusu bu kampanyaya büyük ilgi göstermiştir. Toplanan paralarla eldeki proje uygulamaya girmiş, 19 Nisan 1954’te Abidenin temeli atılmıştır.1958 yılında açılan ikinci kampanyada 2.386.251 lira toplanmış ve yarım kalan abide inşaatı 1960’ta bitirilmiştir. 7.5 m. genişlikte, 10 metre aralıklı 4 ayak üzerine oturtulan Abide;müzesi,mermer kaplaması,etrafının ağaçlandırılması gibi unsurlar o zamanlar bitirilememiş, eksikliklerinle beraber törenle açılmıştı. Bu belirtilen eksiklikler günümüzde tamamlanarak Abideye uygun duruma getirilmiştir. 1999 yılında Abide ayakları üzerine o zamanlar yapılamamış 8 adet rölyef,İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanlığının maddi, Arena tv. programı yapımcısı Sn. Uğur Dündar’ın manevi destekleri ile, Abide mimarı Prof. Doğan Erginbaş’ın gözetiminde,Prof. Ferit Özşen tarafından yapılarak tamamlanmıştır.Bu rölyeflerde, “Çanakkale’de Mustafa Kemal ve arkadaşları”,“Yurtta Sulh Cihanda Sulh”, “Nusrat Mayın Gemisi”,“Savaşlarda Düşman Gemilerinin Batırılışı”,“Siperlerde Mustafa Kemal Mehmetçiklerle” ve “Çanakkale’de Topçu Bataryaları”ndan görüntüler yer almaktadır. 2004 yılındaki düzenlemelerde tavanının iç kısmına mat cam seramiğinden Türk Bayrağı yapılmış, daha önce tamamlanamayan çevre düzenlemeleri yapılmıştır.2007 yılında da depreme karşı güçlendirme çalışmaları yapılmış,altındaki müze alanı genişletilmiştir.
     18 Mart 2008'de bayrak direği 70 metrelik yeni direk ile değiştirildi. Antalya B,Şehir Bld. 22.5x15 m. ebadında 337.5 m2 bir bayrak hediye etti ve göndere çekildi.
          22- SEDDÜLBAHİR HARUN ÇEŞMESİ
          İtalyan donanmasının 1911 yılında Seddülbahir ve çevresine yaptığı bombardımanda tek şehit olan Harun adındaki topçu askerimizin anısına yapılmıştır.Şehit Harun’un mezarı Seddülbahir eski köy mezarlığındadır.
          23- KANLI ÇEŞME

Kanlı Çeşme

          Doğuş yeri Kanlıdere'dir. Şehitler Abidesi-Seddülbahir-Alçıtepe yol ayrımındadır. Savaş sırasında suyuna kan kariştığı,bir müddet kanlı aktığı ve bu yüzden Kanlı Çeşme denildiği, adının buradan geldiği rivayet edilir.
          24- SEDDÜLBAHİR KALESİ
          Venediklilerin 1656’da Kuzey Ege adalarını işgal etmeleri üzerine padişah IV. Mehmet zamanında Avrupa yakasında Seddülbahir Kalesi,Anadolu yakasında Kumkale Kalesinin yapımına 1657 yılında başlanıp,1659 yılında tamamlanmıştır.Her iki kalenin tüm inşa masrafları Padişah IV.Mehmet’in annesi “Valide Turhan Sultan” tarafından karşılanmıştır.Köprülü Mehmet Paşa’nın Sadrazamlığı sırasında Mimar Mustafa Ağa ve Frenk Ahmet Paşa eliyle inşa edilmiştir.
         Çanakkale Savaşları sırasında bu kaleye 2 adet 28, 4 adet 8.8 cm’lik olmak üzere toplam 10 top yerleştirilmiştir. Çanakkale Savaşlarının ilk şehitleri,müttefik donanmanın saldırısı sırasında 03.Kasım.1914 ‘te verilmiştir.Başta kale komutanı Şevki Bey olmak üzere 5 subay ve 81 askerimiz cephaneliğin patlamasıyla şehit olmuşlardır.
          25- İLK ŞEHİTLER ANITI

İlk Şehitlerimizin Anıtı

          03 Kasım 1914’te müttefik donanmanın yaptığı bombardımanda kale cephaneliğine isabet eden bir mermi, cephaneliği infilak ettirmiş,5 subay ve 81 erimiz parçalanarak şehit olmuşlardır.Anıt 1986 yılında yapılmıştır.04 Mart 1915’te buraya çıkarma yapan sabotajcı İngiliz deniz komandolarına karşı savaşan 27.Alay 3.Tabur 10.Bölük erlerinden Bigalı Mehmet Çavuş,tüfeğinin ateşleme mekanizması bozulunca, siper küreği ile düşman üzerine saldırarak ağır yaralanmıştır.
          26- ERTUĞRUL TABYA

Ertuğrul Tabyası

          1895 tarihinde Padişah II.Abdülhamit devrinde Asaf Paşa’nın çalışmaları sonucunda yapılmıştır. Tabyada üç adet bonet (cephanelik) 2 adet Alman Kurupp marka 24 cm çapında çakma top kullanılmıştır.Toplardan bir tanesinin namlusu orijinal yerindedir. Üstünde 1883 tarih damgası vardır.

          27- YAHYA ÇAVUŞ ŞEHİTLİĞİ VE ANITI

Yahya Çavuş ve Arkadaşları

Yahya Çavuş Şehitliği

          İlk anıt 1962 yılında Çanakkale Şehitleri Anıtlarına yardım derneği tarafından yaptırılmıştır.Bu ilk anıtta 25 Nisan 1915’te savaşın ilk günü 26.Alay,3.Tabur,10.Bölükten şehit olan subay ve eratttan 18 kişinin adı vardı.
         Şehitliğin son hali Kültür Bakanlığı tarafından 1992 yılında yeniden düzenlenmiştir.
          28- HELLES ANITI

İngiliz Helles Anıtı

          1924 Yılında yapılan anıt 33 metre yüksekliğindedir. Anıt, hem Gelibolu Yarımadası Savaşları için hem de bu savaşlarda yaşamını yitirmiş 20763 kişinin anısına yapılmıştır.
          29- GÖZETLEME TEPE ŞEHİTLİĞİ VE ATATÜRK ANITI

 

          Gözetleme Tepe’de II.Dünya Savaşı yıllarında önlem olarak bir birliğimiz vardı. Burada görev başında şehit olan 3 askerimiz var. Anıtın hemen arkasında üç tane şehit mezarı var. Mezarların üzerinde yazılı hiçbir şey yok. Anıt, Eskişehir Kor.İş.Tb.1.Bl.tarafından 1939 yılında yapılmış. Anıtın denize bakan yüzünde mermer üzerine Atatürk portresi işlenmiş, resmin altında da şu mısralar yer almaktadır.
Türküm Ne Mutlu Türküm Diyene
Ölürüm Yan Baktırmam Türk Eline
Ben Türküm. Güvenirim Süngüme-Gücüme
O da Olmazsa Ruhumla Şahlanırım Üzerine
        30- KABATEPE TANITMA MERKEZİ

Kabatepe Tanıtma Müzesi

          Yıkılmadan önce

     Yerine  Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi Yapıldı ve
09 Haziran 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapıldı.
  
      Açılış     

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kabatepe mevkiinde tesis edilen tanıtım merkezinde, Dünya’da benzeri olmayan hologram ile filmin aynı anda kullanılması tekniği ile Çanakkale Muharebeleri 11 farklı mekanda anlatılmakta, muharebe anı ziyaretçilere adeta yeniden yaşatılmaktadır. Yaklaşık 80 milyon TL’ye mal olan Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, 9 Haziran 2012 tarihinden itibaren kapılarını ziyaretçilerine açmıştır.

Tesisin açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, “Gerek Bakanlarımıza, gerek Bakanlık mensuplarımıza, bu projede emeği geçen mimarından, mühendisine, yüklenici firmanın bütün yönetici ve işçilerine çok teşekkür ediyorum. 1915’in 18 Martı’nı bugüne ve yarınlara taşıyacak merkezin, şu anda açılışını yaptığımız için mutluyuz. Kutluyorum, hayırlı olsun diliyorum” dedi. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ise merkezde 11 gösteri salonu, birer adet de sergi ve konferans salonu bulunduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

“En ileri teknolojileri kullanarak hazırladık. 8 lisanda tercüme var. İlk salonda Osmanlı'nın cihan harbine girişini sunuyoruz. İkinci salonda Nusret Mayın Gemisi, üçüncü salonda deniz muharebelerini anlatıyoruz. Dördüncü salonda Mecidiye tabyasının bombalanmasını ve Seyyit Onbaşının tarihe geçen kahramanlığını, beşinci salonda kara muharebelerini, altıncı salonda da özellikle 263 rakımlı tepede cereyan eden büyük muharebeyi anlatıyoruz. Yedinci salonda siper muharebeleri, sekizinci salonda gökkubeden bir Gelibolu gösteriyoruz. Dokuzuncu salonda 'Çanakkale Geçilmez'i anlatıyoruz. Onuncu salonda hatıralar, onbirinci salonda da 1915 yılından günümüze Türkiye'nin durumu anlatılıyor.” Daha sonra Başbakan Erdoğan, kurdele keserek merkezin açılışını yaptı.

         31- ANZAK KOYU VE TÖREN ALANI

Anzac Koyu

Anzac Tören Alanı ve Arıburnu Yarları

         Kabatepe Müzesinden sonra sahil boyunca ilerlersek Anzak Koyu'na ulaşırız. Burası 25 Nisan sabahı saat 04.30'dan itibaren Anzak kuvvetlerinin çıkarma yaptığı yerdir. Biraz ileride Anzaklara ait Arıburnu mezarlığını görürüz. Biraz daha ilerlediğimizde Arıburnu Yarlarının önündedeki düz alan da Anzakların anma törenleri yaptığı yer olan Tören Alanıdır.
          32- MEHMETÇİĞE SAYGI ANITI

Mehmetçiğe Saygı Anıtı

          Kabatepe-Conkbayırı yolu üzerinde,Albayrak Sırtı güney ucundadır.Türk askerinin yaralı düşman askerine yaptığı yardımı simgeler.Avustralya Genel Valisi Casey’e,1964 yılında Avustralya’ya ilk atanan büyükelçimiz Baha Vefa Karatay güven mektubunu verirken, 1915 yılında Çanakkale’de üsteğmen olarak görev yapan Casey, şahit olduğu Türk askerinin yaralı bir yüzbaşıya yaptığı yardımı anlatır. Anıt üzerinde Lord Casey’in anısı yazılıdır.
          33- KARAYÖRÜK DERE ŞEHİTLİĞİ
          Kanlısırt'a varmadan 200 m. mesafede yolun sağ tarafında, Yarımadadaki orijinal Şüheda Kabristanlıklarından birisidir. Merdivenle inilen yaklaşık 100 m. aşağıdaki şehitlik 2006 yılında orijinal şehitliğin hemen yanıbaşına yapıldı.
      Savaş sırasında 16.Tümene bağlı 48.Alayın cephesini oluşturan buradaki şehitlikte 1915 Mayısından itibaren şehit olan Mehmetlerimiz yatıyor.
       Şehitlikte 48.Alaya mensup askerlerin yanısıra aynı bölgede görev yapan 63,74, ve 77. Alaylardan askerlerimizde yatmaktadır.Burada kimlği belirlenebilmiş 1153 şehidimiz vardır.
          34- KANLISIRT KİTABESİ

Kanlısırt Anıt Yazıtı

          Albayrak sırtının bitiminde,Lone Pine Anıtının karşı çaprazında bulunan kitabe, burada savaşmış ve büyük kahramanlıklar göstermiş 16.Tümen anısına dikilmiştir.Bu bölge 25 Nisan'da Anzaklar tarafından zorlanmış ama Mehmetçik topğını vermemiştir.6 Ağustos'ta burası tekrar yoğun bir bombardıman altında kalmış ardından çok şiddetli bir Anzak taarruzu gerçekleşmiştir. Burada 5 gün boyunca boğaz boğaza çarpışmalar yaşandı.9 Ağustos'ta Kanlısırt'ın doğu kesimini ele geçiren Anzaklar savaşın sonuna kadar burasını ellerinde tuttular.
           35- KIRMIZI SIRT SİPERLERİ (LAĞIM AĞZI)     

Anzak Lağımının Ağzı

   
           Lone Pine Anıtını geçtikten sonra yolun sağ tarafında 125.Alay siperleri tabelasını görürüz. Yolun sol tarafındaki siperlerde Anzaklara aittir. Yolun hemen sağında bir tünel ağzı görüyoruz. Burası 19 Mayıs saldırılarında çok zorlu geçen lağım savaşlarının geçtiği bir mekandır.
     Bölgenin en büyük özelliği 19 Mayıstaki hücumda binlerce Türk askerinin burada şehit olmasıdır.Bu şehitlerimizin kanı bu sırta adını vermiştir.
          36- KANLISIRT ANZAC ANIT VE MEZARLIĞI (LONE
                                                 PİNE)

Anzak Mezarlığı Kanlısırt Lone Pine

          Anıtın altında küçük bir ibadet yeri (şapel) yer almaktadır. Kanlısırt platosunun düzlüğünde bulunmaktadır. Anıt, Avustralyalıların ana anıtı,Yeni Zellandalıların dört anıtından biridir.
         Anıt,Gelibolu Yarımadası’nda savaşan ve mezarları bilinmeyen 3268 Avustralyalı,456 Yeni Zellandalı,denize defnedilen 960 Avustralyalı ve 252 Yeni Zellandalıya atfedilmiştir. 1920-1925 yılları arasında yapılmıştır.
          37- YARBAY HÜSEYİN AVNİ BEY KABRİSTANI

57.Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği

          Conkbayırı’na çıkarken ve Kanlısırt’ı 1km. kadar geçtikten sonra sağa sapan yolun ucundadır. Yarbay Hüseyin Avni, 57.Piyade Alayı Komutanı olarak 13 Ağustos 1915 günü birliğinin çoğu ile birlikte şehit olmuştur.Bu tarih o yılın Ramazan Bayramının birinci günüdür. Şehit olduğu yerde gömülüdür. Hava kuvvetleri eski komutanı ve Cumhuriyet Senatosu başkanlarından emekli Or General Tekin Arıburun’un babası idi. Bu soyadı kendisine Atatürk tarafından verilmiştir.
     57.Alay Komutanı Hüseyin Avni Bey’in mezarı 1935 yılında şöyle bulunmuştur:
     1915’te şehit olurken yanında bulunan 19.Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in kurmay başkanı İzzettin Çalışlar'ın tarifi üzerine şu anda mezarının bulunduğu tepe kazıldığında,cephane sandıklarının (paslanmaz) tenekesine kasaturayla Osmanlıca olarak 57.Alay Komutanı yazılı parça çıkar. Yarbay Hüseyin Avni’nin üzerine konarak gömülmüştür. 1915 Çanakkale savaşlarından 20 yıl sonra 1935 yılında mezarı, oğlu Tekin Arıburun tarafından yaptırılmıştır.
       38- ÇATALDERE ŞEHİTLİĞİ VE ANITI
       H.Avni Bey Şehitliğinden Sonra dere yamacına inen merdivenler bizi 2006 yılında yapımı tamamlanan Çataldere Şehitliğine ulaştırır. Burası 25 Nisan 1915'ten sonra bu bölgede şehit olan 27. ve 57.Alay askerlerimizin anısına yapıldı.Aynı zamanda 1,5, ve 6.Alaylara mensup askerlerimiz de burada yatmaktadır. Esas orijinal şehitlik bu mekanın doğusunda yer almaktadır. 19 Mayıs hücumunda şehit olan binlerce askerimizin 24 Mayıs ateşkesinde toplu olarak defnedildikleri yerdir.
        
 39- BOMBA SIRTI YÜZBAŞI MEHMET ŞEHİTLİĞİ

Bombasırtı Yüzbaşı Mehmet Şehitliği

          27.Alay bölüklerinden birinin komutanı olduğu tahmin edilmektedir.    
     
     40- ELLİYEDİNCİ ALAY VE ŞEHİTLİĞİ

57.Alay Şehitliği (sembolik)

          57.Piyade Alayı;57.Piyade Alayı,25 Aralık 1892 yılında Trablusgarp (şimdiki Libya’da) da 15.Nizamiye tümeni kuruluşunda oluşturulmuş, daha sonraları 19.Tümen kuruluşunda Balkan Savaşına katılmış ve savaştan sonra dağıtılmıştır. 28 Ocak 1915’te 19.Tümen kuruluşunda Tekirdağ’da tekrar törenle kuruldu.
         Tümen komutanlığına atanan Sofya askeri ateşesi Kurmay Yarbay Mustafa Kemal 01 Şubat 1915’te Tekirdağ’da göreve başladı. Mustafa Kemal teşkilatını tamamlamaya çalışırken, Başkomutanlıkça tümenin Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın genel ihtiyatını oluşturmak üzere çok acele Eceabat’a gönderilmesi emredildi.
         Tümenin piyade alaylarından 58- 59.Alayları, kuruluşlarını tamamlayamadıklarından bunların yerine Suriye bölgesinde seferberliğini tamamlayarak İstanbul’a gelmiş bulunan 6.kolordu’dan iki alay (Urfa bölgesinde seferber olan 72. Alay’la, Halep bölgesinde seferber olan 77. Alay) 23 ve 24 Şubat günleri Eceabat’a gönderildi. 25 Şubat 1915 tarihinde de 19.Tümen karargahı,57. Piyade Alayı ve tümenin öteki birlikleri Eceabat’a geldiler. 5. Ordu’nun kuruluşundan sonra 26 Mart 1915’te 19.Tümen,ordunun genel ihtiyatı ve 3. Kolordunun kuruluşunda yer almış olarak Bigalı köyü ve dolaylarına intikal etti. 25 Nisan 1915’te çıkarma başlamış, düşman Merkeztepe-Kanlısırt hattına kadar ilerlemişti. 19.Tümen Komutanı Mustafa Kemal kendi insiyatifi ile 57.Piyade Alayını savaşa sürdü.Bu yiğit alay, Kocaçimen Tepe’den Conkbayırı yönünde adeta bir sel gibi akarak düşmanı geriye attı. Padişah Sultan Reşat’ın 30 Kasım 1915 tarihli emriyle gösterdiği üstün yiğitlik ve yararlığın anısı olmak üzere Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyalarıyla Harp Madalyası verilmiştir. Bu tarihten sonra da bir çok savaşa katılmış, Galiçya’da ve Filistin Cephelerinde kahramanca savaşmıştır. 57.Piyade Alayı Anıtı,Çanakkale Savaşları sırasında kahramanlıkları destanlaşan ve tamamı şehit olan 57. Piyade Alayı Şehitleri anısına T.C. Kültür Bakanlığınca yaptırılmış,12 Aralık 1992 yılında açılmıştır.
       
  41- KESİKDERE ŞEHİTLİĞİ

Kesikdere Şehitliği

         57. Alay Şehitliği’nin sağındaki vadide yer alan Kesikdere Şehitliği 2006 yılında tamamlanmıştır. Şehitlikte, bu bölgede çarpışmış olan 57. 27. 64 ve 18. Alaylara mensup askerler yatmaktadır. Şehitlikte bulunan kitabelerde isimleri tespit edilen 1115 askerin adı yazmaktadır.
         Savaş esnasında bu bölge, siper şebekelerinin birbirlerine en yakın olduğu noktalardan biridir. Bu sebepledir ki vurulan askerler vuruldukları yere gömülmüşlerdir
       
  42- CESARET TEPE MEHMET ÇAVUŞ ANITI

Mehmet Çavuş Anıtı

          Bu anıt, düşmanın hiçbir zaman ele geçiremediği ve bu nedenle “Cesaret Tepe” diye anılan tepede bulunmaktadır. *Miralay Şefik Aker’in hatıralarında şöyle bir ifade geçmektedir. Yüksek Sırt’ta düşmanlarımızın Arıburnu ve Anafartalar’dan ricata mecbur olduklarını ilk ihbar eden ve biraz eratımızı şehit eden son bir lağım patlama mevkii olmasına binaen hatıra olarak iki taraf siperlerinin tam ortasında yaptırdığım ve halen ziyaretgah olarak kullanıldığını işitmekte bulunduğum abidenin (bu abide yıkılarak yerine muntazam bir abidenin yapıldığını işittim)... Miralay Şefik Aker’in tarif ettiği yer Mehmet Çavuş Abidesinin tam olarak bulunduğu yerdir.Bu anıt,Kırşehir Çiçekdağ'lı Mehmet Çavuş (Mülazım) Canpolat için yapılmıştır.
     Mehmetçik Şehitler Abidesi yapılmadan önce aynı görevi buradaki Mehmet (çik) Abidesi görüyormuş. Büyük Anafarta Köylüleri “önceden biz orada Kuran okuyor, kazanlarla pilav pişirip şehitlerimiz için hayır yapıyorduk” diyorlar.
     * Geniş bilgi için araştırmacı yazar Sayın Cemaleettin Yıldız.
       
 43- ARIBURNU YARLARI
 

Arıburnu Yarları

 
 
         Mehmet Çavuş Anıtı önünden deniz yönüne doğru 200 m. kadar yürüdüğümüzde Arıburnu Yarları tabelasını görürüz. Burası Yüksek Sırt ile Serçe Tepe'nin kesiştiği yerdir.
      
  44- MESUDİYE TOPU
 
Mesudiye Topu
 
 
         1914 Tarihinde Sarı Sığlık Koyunda batırılan Mesudiye gemimizden sökülerek getirilmiştir. 57.Alay şehitliğimizden Conkbayırına çıkarken şehitliğin hemen üzerinde, İngilizlerin Baby 700 mezarlığının yanındadır. Namlusu dinamitle havaya uçurulmuş kalan kısmı orijinal yerinde durmaktadır.
         45- DÜZ TEPE SİPERLERİ
 
         Conkbayırına yaklaşık 1 km. kala yolun sol tarafındadır.19.Tümen emrine giren 10.Alay tarafından tutulan bu bölgede gözetleme siperleri bulunuyordu. Sürekli gemi toplarının hedefi olmuştur. 25 Nisan'da Anzakların eline geçmiş ve geri alınmıştır. Tüm Savaş boyunca Türk tarafında kalmıştır.                                                                
        
 
          46- CONKBAYIRI MEHMETÇİK PARKI ANIT VE
                                             YAZITLARI

Mehmetçik Parkı Anıt ve Yazıtlarından bir örnek

         Conkbayırı yazıtları beş adettir.1970 yılında yapılan yarışmayı kazanan Mimar Ahmet Gülgönen’in tasarımı olan yazıtlar devletimiz tarafından yaptırılmıştır.Conkbayırı Mehmetçik Anıt ve yazıtları, buradaki korkunç savaşlarda yaşamlarını yitiren kahraman Türk askerleri için dikilmiştir. Yapımı Conkbayırı Mehmetçik Parkı Anıtı Yaptırma ve Yaşatma Derneğince başlatılmış, 1981-1982 yıllarında Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığına bağlı O. G. M. tarafından tamamlanmıştır. 261 Rakımlı Tepe üzerine yapılmış olan bu Anıt-Yazıtlar; Atatürk’ün cephaneleri kalmadığı için geri çekilmek zorunda kalan askerlere süngü taktırıp, kazandığımız an bu andır dediği ve düşmanı olduğu yere çakıp, püskürttüğü yerdir.
        

47- CONKBAYIRI YENİ ZELLANDA ANITI VE MEZARLIĞI
         Conkbayırı'nda hayatlarını kaybeden 952 Yeni Zellanda'lının anısına ve 1925 yılında tamamlanarak açılışı yapılmıştır. *Haluk Oral,Arıburnu 1915.
      Conkbayırı, Çanakkale Savaşlarında en önemli hedeflerden birisidir. Avustralya'lılar 25 Nisan çıkartmasının ardından Conkbayırı'na doğru tırmandılar ancak karşılarında hiç beklemedikleri büyük bir Komutan Mustafa Kemal Atatürk'ü görünce durmak zorunda kaldılar. 6-10 Ağustos tarihleri arasında yapılan Sarıbayır savaşlarında Yeni Zellandalılar Conkbayırı'nın en uç noktasını ele geçirmeye çalıştılar fakat Mustafa Kemal'in başında bulunduğu güçlü savunma karşısında başarısızlığa uğradılar. Ne Liman Von Sanders ve ne de bir başka komutanın göremediğini, o inanılmaz askeri dehası ile ATATÜRK görmüş ve Conkbayırı ile Sarı Bayır'ın bütün güney yarımadanın anahtarı olacağını anlamıştı. Büyük Komutan ATATÜRK, "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum..." emrini, Conkbayırı'nda, tarihin unutulmaz sayfalarına nakşetmişti.
         48- CONKBAYIRI ATATÜRK ANITI
         Bu anıt Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Ağustos 1915 tarihinde süngü hucumu emrini verdiği yerde Yeni Zellanda anıtından daha heybetli bir şekilde yapılmış,1993 yılında açılışı yapılmıştır.Burası Conkbayırının zirvesidir.Atatürk, tarih kitaplarına geçen "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" emrini Conkbayırı'nda vermiştir. 1994 yılında TC Kültür Bakanlığı'nca Yeni Zelanda Anıtı'nın tam karşısında bulunan ve Atatürk'ün saatinin parçalandığı yere bu Atatürk Anıtı yaptırılmıştır.

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu

Ve yıldızlar öyle ışıltılı,öyle ferahtılar ki!

Şayak kalpaklı adam

Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden

Güzel günlere inanıyordu.

Ve gülen bıyıklarıyla

Duruyordu ki mavzerinin başında

Birdenbire beş adım sağında

Onu gördü!

Subaylar onun arkasındaydılar.

O saati sordu

Subaylar 03.00 dediler.

Sarışın bir kurdoğlu kurda benziyordu

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü ta uçurumun başına kadar yürüdü,

Eğildi durdu.

Bıraksalar ince uzun bacakları üzerinde yaylanarak

Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Conkbayırından Anafartalar ovasına atlayacaktı.

İşte 10 Ağustos 1915 , hain bir şarapnel parçası

Ata'mın göğsüne değdi.

Heyhat.

Ata'ma kurşun işlermi ki şarapnel işlesin.


İşte şimdi dikkat.

Bu saat asla durmaz.

Anlayana sivri sinek saz. Anlamayana davul zurna az.


         49- ÜSTEĞMEN NAZİF ÇAKMAK ŞEHİTLİĞİ-ANITI 

Üsteğmen Nazif Çakmak Anıtı

         9.Tümene bağlı 64.Piyade Alayında bölük komutanıydı.8 Ağustosta saldırıya geçen Yeni Zellanda kuvvetlerine karşı Conk Bayırı Zirvesini savunurken şehit düştü.Mareşal Fevzi Çakmak'ın küçük kardeşidir.
         50- ATATÜRK'ÜN SAATİNİN PARÇALANDIĞI YER

Atatürk'ün saatinin parçalandığı yer

         Conkbayırı zirvede Atatürk Anıtı önündeki gülleler bu yeri göstermektedir. Ancak tam olarak bu noktanın 100 m. kadar doğusundadır.   
 
ATATÜRK'ÜN SAATİ
Atatürk'ün bir sözü vardı,
Yediveren bir gül gibi açardı.
Atatürk'ün bir atı vardı,
Eti'lerden beri yaşardı.
Atatürk'ün bir resmi vardı,
Buğday tarlası gibi ağardı.
Atatürk'ün bir saati vardı,
Durmadı! 
(Melih Cevdet Anday)
Öneren (Emekli Deniz Albay,araştırmacı yazar, Rüstem Kurtoğlu)
                           
   51- ATATÜRK'ÜN SAVAŞ GÖZETLEME YERİ

Gözetleme Yeri

         Nazif Çakmak Anıtının arkasındadır. Atatürk buradan tüm Anafartalar ovasını gözetliyor ve savaş planları yapıyordu.   
         52-  KEMAL YERİ ANITI

Kemalyeri Anıt Yazıtı

         Buraya Kemal Yeri adı,Fahrettin Altay'ın teklifiyle 5-6 Mayıs 1915 tarihinde verilmiştir.  
     Atatürk’ün Mayıs ortalarına kadar savaş idare yeri olarak kullandığı tepededir. Gelibolu Yarımadası Tarihi ve Milli Parkı Müdürlüğünce buraya bir Anıt-Yazıt konmuştur. Anıt Yazıtta “Benimle birlikte burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidirler ki! Bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar yoksun kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım” diye yazmaktadır.
         53- KOCADERE HASTANE ŞEHİTLİĞİ

Kocadere Hastane Şehitliği

         Bu şehitlik, Kocadere Köyü’ne yaklaşık 500m. mesafede, köyün güneyinde, Kuruca Dere’nin doğusunda Köyaltı Mevkii’ndedir. Bu şehitlik, “Şüheda Kabristanları” projesi kapsamında inşa edilen gerçek bir şehitliktir. Bu şehitlikte, isimleri ve memleketleri tespit edilen 1354 şehit yatmaktadır.Arıburnu’na çıkan düşmanı karşılayan 19.Tümen,yardıma gelen 16. ve 5. Tümenler’in sıhhiye bölükleri Kuruca Dere (Kocadere Köyü) güneybatısında ve kuzeybatısındaki Köydere ve Güzeldere mıntıkalarında önceleri sıhhiye bölükleri,daha sonra tümen hastaneleri kurulmuştur.Savaşın daha sonraki aşamalarında yaralı ve ağır yaralı hastaneleri oluşturulmuştur. Özellikle Kocadere Şimal Grubu’na ait ağır yaralı hastanesi eldeki imkansızlıklar ve hekim azlığına rağmen baştabip Tatar İsmet Bey’in gayretleriyle devrin koşullarına göre oldukça düzenli ve temizdir.Bu durum, 5. Ordu Sağlık Uzmanı Alman Prof. Meier’in dikkatini çekmiş, Liman Von Sanders Paşa’ya bahsetmesi üzerine Ordu Komutanı burayı ziyaret etmiş ve hastaneyi altın madalya ile ödüllendirmiştir. Bu bölgedeki hastaneler içinde altın madalya ile ödüllendirilen ilk ve tek hastane unvanını almıştır.
         54- BİGALI KÖYÜ ATATÜRK KARARGAH MÜZESİ

Bigalı Köyü Atatürk Karargah Müzesi

         Ocak 1915’te Tekirdağ bölgesinde kurulan 19.Tümenin komutanlığına atanan Mustafa Kemal, kısa sürede tümenini kurmuş, 25 Şubat 1915’te Çanakkale Savaşlarına katılmak üzere Eceabat’a gelmiş, burada ikmal yaptıktan sonra 17 (18) Nisan 1915’te Bigalı Köyü’ne gelerek buradaki bir köy evini kendine karargah yapmıştı.
         Bir hafta sonra savaş başlamış, olanca hızıyla sürüyordu. Atatürk bugünlerde Bigalı’daki karargahında taarruz planlarını hazırlıyor, buradan cephenin en ön saflarına kadar gidiyordu.
         Çanakkale Savaşlarından sonra, Atatürk’ün Bigalı’daki karargahı yine eski sahipleri tarafından uzun yıllar ev olarak kullanıldı. Bu evde Atatürk’ün uzun gün ve geceler geçirdiğini, petrol lambalarının sabahlara kadar yandığını herkes biliyordu. Şu anda, o günlerde kullanılan eşyalardan sadece bir masa kalmıştır.
         Bigalı Atatürk Müzesi kurma komitesi adıyla bir komite kuruldu. Bu komite ilk iş olarak,1969 yılında evin dış kapısı üzerine “M. Kemal Atatürk’ün 1915 tarihindeki 19.Tümen karargahı” ibaresini taşıyan bir levha yerleştirdi.
         Ev, sahiplerinden satın alınarak müze haline getirilmek isteniyordu. Sonunda bu iş başarıldı. Atatürk’ün Bigalı karargahı, Kültür Bakanlığına devredildi. Bakanlık, evi onartarak 1973 yılında ziyarete açtı. Atatürk’ün Bigalı Karargahı iki katlı, bağdadi bir yapıdır. Dış kapısından oldukça küçük bir avluya girilmektedir. Alt katta biri büyük diğeri küçük iki odası vardır. Tahta merdivenle üst salona çıkılır. Salona açılan üç kapıdan ortadaki en büyük oda, Atatürk’ün çalışma odası, sağdaki ise yatak odasıdır. Diğer oda yaverine ayrılmıştır. Odaların tavan ve taban döşemeleri tahtadır. Bugüne kadar gelebilen masa çalışma odasındadır. Karargah müzesi, Atatürk’ün resimleriyle ve sonradan buraya getirilen benzer eşyalarla ziyarete açılmıştır. *[1] Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi.Mehmet Önder.T.T.K.Basımevi,Ankara 1988.
         55- BÜYÜK ANAFARTA KÖYÜ ÖZAY GÜNDOĞAN MÜZESİ

Büyük Anafarta Köyü Özay Gündoğan Müzesi (Kayıp denilen Norfolk Alayına ait apolet.Demek ki uçmamışlar.

         Sayın Özay Gündoğan'ın yıllar süren ferdi çabaları sonunda başardığı büyük olay. Tarihimize ışık tutan objeler burada sergilenmekte. Her Türk evladının görmesi gereken bir müze. Ancak Tur güzergahına uymadığı için herkes bilmiyor. Anafartalar bölgesine gidildiğinde mutlaka ziyaret edilmelidir.
          56- YARBAY HALİT VE YARBAY ZİYA ŞEHİTLİĞİ

Yarbay Halit-Ziya Şehitliği

          Büyük Anafarta köyünden mezarlık girişine doğru birbirine çok yakın noktalarda üç ayrı şehitlik grubu vardır. Köye en uzak konumda birinci grupta iki subayımız yatmaktadır.
7.Tümene bağlı 20.Alay Komutanı Yarbay Halit Bey ile 21.Alay Komutanı Ziya Bey. Halit Bey Anafarta Bomba Tepe'de,Ziya Bey Asma Dere'de 11 Ağustos günü şehit oldular.                                                                               
           57- ÜSTEĞMEN HALİT ASTEĞMEN RIZA ŞEHİTLİĞİ

Asteğmen Halit-Rıza Şehitliği

           İkinci grup şehitlikte Üsteğmen Halit Efendi ve Asteğmen Rıza Efendi yatmaktadır. Baş uçlarında "Arıburnu muharebelerinde Halit-Rıza Tepesinin geri alınışında şehitlik mertebesine erişen 3.Kolordu Mürettep 4.Alay, 1.Bölükte Süvari Üsteğmen Amasyalı Halit ve 15.Alay 4.Bölük Süvari Teğmen Ali Rıza Efendilerin ruhlarına Fatiha,30 MAyıs 1915" yazmaktadır.
            58- ÜSTEĞMEN HASAN TAHSİN VE ALAY MÜFTÜSÜ
                                                ŞEHİTLİĞİ

            Üçüncü grupta ise Üsteğmen Hasan Tahsin ve Alay Müftüsü yatmaktadır. 7.Tümen Topçu Alayından bölük Üsteğmeni Hasan Tahsin Seddülbahir'de yaralanmış,bu bölgeye gelmiş,İkinci Anafartalar Muharebesinde Kayacık Ağılında şehit olmuştur. Alay Müftüsü de aynı gün aynı muharebede şehit olmuştur.                    
           

           59- YUSUFÇUK TEPE KİTABESİ
            Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal'in komutasındaki Türk kuvvetleri 8-12 Ağustos 1915'te yapılan 1.Anafartalar Muharebesi sonunda düşman kuveetlerini yenerek Mestantepe ve Kireçtepe hattına attı.Kitabe,1. Anafartalar Zaferi anısına dikilmiştir.
           
            60- KİREÇTEPE JANDARMA ŞEHİTLİĞİ, ANITI VE
                                              KİTABESİ

Kireçtepe Şehitliği

            Sahil yolunda Büyük Anafarta yol kavşağından ayrılan yol,Azmak mezarlığından sonra kuzeydoğu istikametinde 3.5 km.dir.Burası da gerçek Şüheda Kabristanlıklarındandır. Savaş sırasında Türk hatlarının gerisine yapılmış şehitlikte 127,19,17 ve 39.Alaylarla, 11 ve 12. Topçu Alaylarında ve istihkam taburunda görev yaparken şehit düşmüş 5.Tümen askerleriyle Gelibolu ve Bursa Jandarma Taburlarının Mehmetçikleri yatıyor. Girişte boş mermi kovanlarından yapılmış bir anıt vardır.Bu anıtın önünde Mustafa Kemal'in de bulunduğu tarihi bir fotoğraf bulunmaktadır.
     Kitabede ise şu sözler yazmakta. "6-8 Ağustos 1915'te Gelibolu ve Bursa Jandarma Taburlarının kahramanca çarpışan üç bölüğü,iki tugay gücüne ulaşan İngiliz kuvvetlerini Karakol Dağı ve Kireçtepe'de durdurup,Anafartalar Grubunun kuzey yanını korumuştur"
     Gelibolu Jandarma Taburunun Komutanı Yüzbaşı Kadri Bey bilgisi,inanılmaz gayretleri ve fedakarlıkları ile Kireçtepe'de sembol olmuştur.

SEDDÜLBAHIR ve ANAFARTALAR’IN GIZLI KAHRAMANLARI

BURSA SEYYAR JANDARMA TABURLARI

     Seferberlik gereği Ağustos 1914’te Gelibolu’ya intikal etmiştir. O tarihten itibaren 9.Tümen’in emrinde,Tekke Burnu’ndan Ece Limanı’na kadar olan bölgenin örtme,gözetleme ve korumasını üstlenmiştir. İtilaf Devletleri’nin Boğaz’ı zorlamasıyla birlikte,kara harekatıyla başlayan süre içerisinde, Koyun Limanı’ndan Büyük Arıburnu’na kadar olan bölgede, duruma göre görev alanını daraltarak ve genişleterek görev yapmıştır.

Personel ve Malzeme Durumu:

     Diğer seyyar jandarma taburlarında olduğu gibi silah, teçhizat ve malzeme yönünden çok yetersiz olup, savaş kıymeti az olan Martin Henri tüfekleriyle donatılmıştı. Tahkim edevatı çok az,giyecek,gereç ve donanımları noksandı.Bu tabur güney grubu emrine verilmiş, Seddülbahir-Kirte Bölgesi ateş hattında savaşmıştır.27 Nisan 1915’te Hisarlıktepe’yi savunmakta olan bu taburun üniformaları Fransızların üniforması gibi mavi olduğundan Alçıtepe’den ilerleyen birliklerimiz bu taburumuzu Fransız askerleri sanarak 33 metre mesafeden şiddetli bir ateşe tutmuş ve bu vahim durum çok geç anlaşılmıştır. Bu korkunç durum neticesinde 15–20 jandarma erimiz kardeş kurşunla hayatını kaybetmiştir. Bu birlik 26 Nisan 1915’te Hisarlıktepe’de 280 yaralı 50 kayıp ve 110 şehit olmak üzere 440 zayiat

vermiştir.

     Bu durumu Tabur Komutanı Binbaşı Hasan Tahsin bölge komutanlığına şöyle rapor eder:       

     Taburunun 12 Ağustos 1914’ten itibaren bölgede görev yaptığını, iki buçuk ay düşman bombardımanı altında siperlerde çok yıprandığını, 26 Nisan 1915’te Hisarlıktepe’de yalnız başına savaştığını, yaşlı erlerden de meydana gelen taburun söz dinlemeyecek bir durumda olduğunu, artık muharebe alanının demirbaşı olduklarını, halen elbisesiz 300 ikmal erinin silah ve elbisesi de dahil olmak üzere taburunu yeniden toparlayabilmesi için diğer bölükleri yerinde bırakarak uygun görülen bir yerde bir bölükle karargah kurmak ve takviye taburu geldikten sonra geçici bir süre dinlendirmek istemiştir.Tüm zorluklara rağmen bu tabur muharebe meydanlarında geri adım atmamıştır.Bu tabur kısa bir süre geri bir bölgeye alınsa da 1915’te Anafartalar Bölgesi’ne gönderilmiştir.Bursa Seyyar Jandarma Taburu kendini destekleyen birliklerle Anafartalar Ovası’nda düşmanın personel, silah ve teçhizat yönünden kat kat üstün olan kuvvetlerine karşılık, bizim için hayati öneme sahip olan Conkbayırı ve Kocaçimen’in ele geçirilmesine engel olmuşlardır. Tabur, kuzeyinde bulunan Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu ile Anafartalar Ovası’nın kilitlenmesine büyük katkıda bulunmuştur. Kuzeyden gelen birliklere kazandırdıkları 36 saat ile Gelibolu’nun kuzeyden kuşatılarak koparılmasına engel olmada büyük başarı sağlamıştır ve düşmanın eline geçemez dediğimiz noktaların elde tutulması için canla başla savaşmışlardır.

     Anafartalar ve Kirte Muharebeleri sonunda bu tabur mevcudunun 5/6’sını yitirmiş yani tükenmeye yüz tutmuştur. Büyük yokluklar içerisinde olmasına rağmen bu tabura Gelibolu

Seyyar Jandarma Taburu ile birlikte Anafartalar’da gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı Başkomutan Vekili Enver Paşa tarafından tabur subayları bir üst rütbeye terfi ettirilip madalya ile ödüllendirilmiştir.

     Enver Paşa: “Anafartalar’a düşman çıktı. On bin tüfeklisine karşılık sekiz yüzer mevcutlu Bursa ve Gelibolu Jandarma Taburları düşmanı durdurdular. Gerçi bu tabur eridi fakat vatanın kalpgahı emindir.”sözleriyle ifade etmiştir.

 

GELİBOLU SEYYAR JANDARMA TABURLARI

     Savaşın başından sonuna kadar Anafartalar Ovası ve kuzeyinde örtme ve kıyı gözetleme görevinde bulunmuş, birçok kişi tarafından bilinmese de Kireçtepe de bir destan yazmıştır. İngilizlerin Anafartalar’daki birliklerimizin kuzeyinden Kocaçimen’e yapmak istedikleri taarruza bu bölgedeki birliklerimize öncülük ederek engel olmuşlardır.

Personel ve Malzeme Durumu:

     Bu tabur seferberliğini tamamlayarak görev yerine geldiğinde kıyı gözetleme ve örtme görevine başlamıştır.Göreve başladığında taburda 872 personel ve 91 hayvan vardır.

Tabur Komutanı Yüzbaşı Kadri’dir. Bu tabur 7–12 tarihleri arasında kendisine mensup üç bölük ile Kireçtepe’yi savunuyordu. İngilizler üstün kuvvetlerle taarruz ederken, Kireçtepe’deki  kuvvetlerimiz çeşitli mahrumiyet içindeydiler ve Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu ise hiçbir yerden yardım almadan mevzilerini ölümüne savunmaktaydı. İngiliz General Oglander bu durumu şöyle anlatmıştır: “15 Ağustos’ta bile Türk birliklerinin telefon irtibatları bile yoktu. Bu yüzden öğleden sonraki olaylar sırasında Kireçtepe sırtlarındaki birlikler takviye kıtaları gönderilmesi haberini Wilmer’in 4 km. uzaklıktaki karargahına elden göndermişlerdi.Turşun Köyü’ndeki kıtalar derhal gönderildi ise de muhriplerden açılan ateşle bu kıtalar durduruldu.Gece boyunca tepe üzerindeki birliklere hiçbir yardım yapılamadı.”

     Cephanesi bulunmadığı zaman taburunu bir müddet yaralı ve şehitlerinin cephaneleriyle idare etmiş olan Gelibolu Jandarma Taburu Komutanı olan Yüzbaşı Kadri bin bir fedakarlıkla Anafartalar Savaşı sonuçlanıncaya kadar Kireçtepe Bölgesi’ni savunmuştur. Ancak 15 Ağustos günü başından yaralanarak kaldırıldığı Yalova Sahra Hastanesi’nde şehit olmuştur. Bu topraklarda 103 şehit 189 yaralı ve 56 kayıp veren Yüzbaşı Kadri ve Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu bugün çok az insan tarafından anılmaktadır.

     Gelibolu ve Bursa Seyyar Jandarma Taburları bilinmemesine rağmen harekatın başından en şiddetli dönemlerine gelinceye kadar nerede ihtiyaç varsa o tarafa gönderilerek kullanılmış,

düşman birliklerinin 24 Nisan 1915 sabahı Arıburnu ve Seddülbahir sahillerine çıkarma yaptığını Başkomutanlık Karargahı’na bildiren ilk birlik olmuştur.

Buna rağmen düzenli ordu gibi olmadıkları için bu en ön saflarda savaşan taburlarımız erimiş yani bitmiştir.

     Düşmanın Kireçtepe’den söküp atamadığı Yüzbaşı Kadri ve Taburu (Gelibolu ve Bursa seyyar Jandarma Taburu) anısına, yine bu taburun gazilerinin savaş sonrası şehit olan arkadaşlarını gömdükleri yere, kullandıkları top mermilerinin boş kovanları ile bir anıt yapmışlardır. Bu anıt Çanakkale’nin ilk anıtı olmuştu. Savaş sonrası bu jandarma taburlarını komuta ettiğinden, onları çok iyi tanıyan Mustafa Kemal bu ilk anıtı ziyaret ederek önünde bir fotoğraf çektirmiştir.

     Nice destanlaşan kahramanlarımız omuz omuza savaşmışlar, silah arkadaşlığı yapmışlardı. Bu gün biz ise onları Çanakkale’deki isimsiz kahramanlar olarak tarihin tozlu sayfalarına hapsettik. Gösterdikleri kahramanlıklara rağmen isimlerinin çok fazla anılmamasına rağmen yarımada üzerinde bir avuç toprak parçasında ismini yaşatmaktadır.

KAYNAK (Seddülbahir ve Anafartaların gizli kahramanları için)

*Serçin ERDOĞAN

*Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Harp Tarihi Yayınları, “Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Çanakkale Cephesi Amfibi Harekat”, 5. Cilt 2. Kitap, Genelkurmay Basımevi,Ankara, 1978.

 

 

Döviz

1 $ = 2,18 TL
1 € = 2,89 TL
605643 Ziyaretçi

Sözlük